Teşekkürler 21

By

Merhaba tüm organik ve yapay yaşam formları,

Her sene doğum günü tarihim yaklaştıkça fark etmeden bir öz değerlendirme sürecine giriyorum. Bu yaşımı güzel değerlendirebildim mi, değiştim mi, geliştim mi, heyecan uyandıran bir yaş mıydı gibi tonlarca soru zihnimi meşgul ediyor. Bu nedenle 22 yaşına girdiğim bu günlerde 21. yaşımı nasıl geçirdiğime dair ayrıntılı bir analiz ve araştırmaya giriştim.

Bu yaşımda yaptığım ve hissettiğim şeyleri hatırlamaya çalıştıkça anksiyetemin kara bulutları tarafından gölgelenmiş hüzünlü bir yıl geçirdiğimi fark ettim. Zihnimi, bu yıl içerisinde yaşadığım tüm kötü anılar ve hisler doldurmaya başladı. Ben de daha objektif bir değerlendirme yapabilmek için yazılı güncelerime, Star Trek’ten aldığım ilhamla adını Kaptan Log koyduğum sesli güncelerime ve çeşitli araçlarla dokümente ettiğim her türlü anıma göz atmaya karar verdim. Tüm bunları inceledikçe aslında 21. yaşımın sevgi ve heyecan içinde geçtiğini fark ettim. Bu yaşım boyunca bolca sevmiş, bolca sevilmiş, sevdiğim insanlarla çok değerli anılar biriktirmişim. Elbette üzüldüğüm, bolca ağladığım, yaptıklarımı ve kendimi çokça sorguladığım zamanlar da olmuş ancak günlerimin çoğu hayata dair heyecan, bitmek bilmeyen bir merak ve öğrenme sevgisi ile doluymuş.

Görüldüğü üzere yaşımı nasıl geçirdiğime dair yargım ile gerçekte nasıl geçtiği arasında bir uyumsuzluk var. Ben de neden yoğunlukla kötü anılarımı anımsıyorum, kötü anılarımızı daha iyi mi hatırlarız gibi soruları araştırmaktan kendimi alamadım. Mantıklı ve tatmin edici cevaplara da ulaştım.

“Duygunun birincil işlevi, eylemi yönlendirmek ve gelecekteki benzer olayları planlamak olduğundan, dikkatin potansiyel olarak tehdit edici bilgilere odaklanması ve hafıza mekanizmalarının bir olayın duygusal uygunluğuna ilişkin ayrıntıların öngörülmesini sağlaması mantıklıdır.”

Hafıza ve negatif duyguların ilişkisine dair yapılmış güzel çalışmalar var, ilginizi çekiyorsa benim okuduğum makaleye göz atabilirsiniz. Buradan çıkardığımız ders ise hayatım kötü anlarla dolu değil, beynim koruma mekanizması olarak kötü anıları anımsamaya daha yatkın.

Bir konuda daha merakımızı giderdiğimize göre 21. yaşımda neler yapmışım, neler öğrenmişim bunlara göz atabiliriz.

21. yaşıma Dünya Kuş Gözlem gününe katılarak başladım, aldığım notlara göre de ağaç serçesi, saksağan, kaya güvercini, alakarga ve sığırcık gözlemlemişim. Çok keyifli bir gündü, dünyanın dört bir yanından binlerce insanla beraber kuş gözlemi yaptım. Bu sene içerisinde kuşlara olan ilgim ve sevgim de katlanarak arttı, büyüleyici güzellikteler.

Müzik hayatımın ayrılmaz bir parçası ve 20. yaşımda sürekli dinlediğim ve bahsettiğim şarkılar: Young the giant’dan Art Exhibit, Half Moon Run’dan Everbody Wants, Vivien Yap’den Everything stays ve Jeff Buckley’den Satisfied Mind’mış.

21. yaşımda bu listedeki şarkılar tamamen değişerek yerlerini Lamp’den For Lovers, Adam French’den Slow Dancing, Lizzy McAlpine’den Same Boat almış.

Bu senenin filmi ise zor zamanlarımda bana yoldaşlık eden sayısını bilmediğim kere izlediğim Yürüyen Şato oldu. Diana Wynne Jones’un harika kitabının Miyazaki tarafından bir şahesere dönüştürülmesi… Şu an kitabın basımı yapılmıyor ve ikinci el olarak da yüklü meblağlara satışı yapılıyor. Neyse ki kütüphaneden alıp okuyabildim ancak kendi kütüphanemde de olmasını çok isterdim. Bu yüzden kitabı yeniden basmaları için İthaki’ye birçok kez mail attım ancak geri dönüş alamadım. Yakın bir tarihte aldığım duyuma göre yeniden basımını yapmayı planlıyorlarmış, ilgililerine duyurulur.

Bu sene kil yapmayı öğrendim ve Yürüyen Şato’dan Calcifer’ın broşunu yaptım. Biraz da örgü işleri ile uğraştım. Yoğun ders dönemlerinin arasında nefes almak için enfes aktiviteler.

Destek aldığımız derin öğrenme projemizi tamamladık. Dönem dönem Imposter sendromuna girmeme neden olsa da hedeflediğimiz doğrulukta kanser tanısı yapan bir model elde ettik ancak hala büyük oranda geliştirilmeye ihtiyacı var. Benim için sınırlarımın zorlandığı, saatlerce modelin eğitilmesini beklediğim, derin öğrenmenin büyüleyici dünyasına bir kez daha aşık olduğum güzel ve anksiyete dolu bir serüven oldu.

Bu yaşımı anlamlandıran birçok kitap vardı. Barış Bıçakçı ve Thomas Bernhard gibi heyecan verici yazarları tanıma imkanım oldu. İsmet Özel’in Zor Zamanda Konuşmak kitabı sanki yıllardır elimdeki anahtarları kullanarak açmaya zorladığım kapılara uygun anahtarları bulup onları açmışım gibi hissetmemi sağladı.

Bunların dışında saatlerce ders çalıştım, tonlarca kez tıp okuma kararımı sorguladım. Sosyolojiye olan ilgim ve sevgim katlanarak arttı. Çokça şeyi merak edip, çokça soru sordum ve çokça araştırma yaptım.

Bu sene içerisinde öğrendiğim, deneyimlediğim ve hissettiğim şeylerden bir liste oluşturdum:

21. yaşımda öğrendiğim 21 şey

  1. Bilgiyi öğrendiğin kaynak ve bağlam bilginin kendisi kadar önemli. Medium is the message Aech
  2. Disiplin, pratik ve emek bir şeyleri başarmanın temel taşları.
  3. Çok klasik ancak her şey halloluyor, bu kadar endişelenmene gerek yok.
  4. Birini tüm samimiyetinle dinlemek, kendi düşüncelerin hakkında konuşmaktan çok daha keyifli ve öğretici.
  5. Sanat, kitaplar ve şiirler hiç tanımadığın insanlar ile düşünce birlikleri oluşturman için enfes kaynaklar.
  6. Bir işe başlamadan önce en ince ayrıntısına kadar planlamaya çalışarak işi ertelemektense hemen başlayıp süreç içinde ihtiyaçlarına göre planlamalar yapmak çok daha verimli, iş bitirici ve anksiyete azaltıcı
  7. İlgi dairelerinin kısıtlayıcılığı yeni ilgi alanlarının keşfi için gerçek bir engel, sıçramalar yapmak için konfor alanından çıkmak gerekiyor
  8. İstemeden insanların kalp kırıklıkları ve hüzünlerinin sebebi olabilirsin. Umarım seneye bunun ağırlığı ile nasıl başa çıkabileceğini öğrenebilirsin.
  9. Hissedebileceğin duygular sabit bir sayından ibaret değil, her geçen gün yepyeni duygular keşfediyorsun.
  10. Kompleks sorunların çözümleri de kompleks süreçleri içeriyor. Kompleks sorunlar için hap çözümler arama.
  11. İnsanların zihinlerini okumaya çalışmaktansa merak ettiklerini direkt onlara sorarak iletişim sorunlarının ve yanlış anlaşılmaların önüne geçebilirsin.
  12. Doğru fırsatlar ve insanlar yanlış zamanda karşına çıkabilir. İlerleyen yaşlarında bu ikilemli süreci nasıl yönetmen gerektiğini öğrenmelisin.
  13. Kendi kendini date’e çıkarmak enfes bir terapi. Kamp sandalyesi + doğa + kahve + düşüncelerin harika bir kombo
  14. Dikkat ekonomisi en doğru ve en yararlı olanı değil, en çok ilgi uyandıranı önceliklendirmek üzere tasarlanmış. Bu durum da zihnimizde taşıdığımız dünya imajını sistematik olarak çarpıtıyor ve gereksiz zihni meşguliyetlere yol açıyor. Gündemi takip etmemek hayatı kaçırmana neden olmuyor. Hatta sosyal medya aracılığı ile gündemi takip etmek zihnindeki dünya imajını çarpıtarak hayata dair yanlış yargılar oluşturmana neden oluyor.
  15. Yolda nerede olduğun, kimin önünde veya arkasında olduğun değil, son nefesine kadar yolda bulunuyor oluşun asıl önemli olan.
  16. Birinin savunduğu bir bilgiyi kabul ederken o kişinin, o bilgi etrafında oluşturduğu ön yargıları da kabul ediyor olabilirsin. Bunu ayırt etmek için ekstra özen göstermelisin. Bir fikri bir bireyin anlatımından sonra benimsersem, o fikirle beraber o kişinin o fikrin etrafında oluşturduğu ön yargı paketi de beraberinde geliyor ve daha önceden benimsediğim fikirlerle bu ön yargılar çakışınca antikor-antijen etkileşimi gibi bir etkileşim gerçekleşiyor ve bu durum neredeyse her zaman graft versus host hastalığı ile sonuçlanıyor. Bu durum biraz can sıkıcı. Sanırım hiçbir fikri delicesine savunacak kadar benimseyemiyorum ve çok temel prensipleri olan ve onları dirençli bir şekilde savunan insanlar görünce onlara olan hayranlığımı gizleyemiyorum.
  17. Mutluluk verici de olsa acı verici de olsa ortak deneyimler insanlar arasında özel bir iletişim kanalının oluşmasını sağlıyor.
  18. Ne kadar zorlayıcı olsa da amaçlarına ulaşmak istiyorsan sorumluluk almalı ve cesaretli adımlar atmalısın. Yoksa eline geçen fırsatları kaçırırsın.
  19. Hissettiklerini ve düşündüklerini ne kadar analiz etsen de bazı şeyleri kendine itiraf etmen ve kabullenmen uzun zaman alabilir. Kendine zaman tanımayı unutma.
  20. Öğrenme süreci logaritmik bir artış göstermiyor. Duvara toslamalar, duraklamalar, iniş ve çıkışlar ile ilerliyor.
  21. Güzel ve hayırlı temellere dayanan konularda düşüncelerini ve hissettiklerini ifade etme fırsatlarını kaçırma.

Düşüncelerimin kaydını tutuyor olmak bir yıl içinde geçirdiğim dönüşüm, değişim ve gelişimi somut bir şekilde görmemi sağladı. Büyümek, değişmek ve gelişmek çok heyecan verici ve nefes kesici bir serüven.

Yeni yaşım için belirlediğim ana düsturlar ise daha çok üretip daha az tüketmek, daha cesur adımlar atabilmek, öğrenme maceramı her daim canlı tutmak ve bu serüvende harika insanlarla düşünce birlikleri oluşturmak. Büyüme ve öğrenme macerama eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim🖖

Posted In ,

3 responses to “Teşekkürler 21”

  1. w.o.w. Avatar
    w.o.w.

    Mutlu yıllar Aech 💐

    Liked by 1 kişi

  2. Teşekkürler 22 – Aech's Paracosm Avatar

    […] yaşına girdiğim bugünlerde zaman tünelime atlayıp Teşekkürler 21 yazısına bir yolculuk yaptım ve bana verdiği keyfin etkisi ile bir gelenek başlatmaya karar […]

    Beğen

  3. […] belirlediğim hedefler ve bu hayatı yaşayış şeklim çok farklı bir değerlendirmeye tabi. Teşekkürler 21 yazımda, 21 yaşında öğrendiğim şeylerden biri olarak bundan […]

    Beğen

w.o.w. için bir cevap yazın Cevabı iptal et