Unutma beni çiçeği olmayı deneyimleyemeyecek Aech

By

Merhaba tüm organik ve yapay yaşam formları,

Temmuz’un başında yorucu akademik yılımın bitmesi ve tatile girmem ile ertelediğim projelerimi gerçekleştirmek için bolca fırsatım oldu. Son 1 aydır nelerle uğraştığımı, neler düşündüğümü ve neler okuduğumu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Tıp fakültesinin oluşturduğu ağır zihin yükünün azalması ile elbette tüm dikkatim yazılıma yöneldi. Bilgisayarlar ve yazılıma dair her şey ilgimi çekiyor, bu nedenle her alana elimi atıyor, örnekler üzerinden öğrenmeye çalışıyorum. Yazılım dünyasında her yeni gün birbirinden enfes teknolojiler ortaya çıktığı için hepsini takip edebilmek pek mümkün olmuyor. Ben de her boş vaktimde en çok ilgimi çekenlere göz atıyorum. Şu sıralar websitesi tasarlamak ve kodlamak üzerine bir takım deneyler gerçekleştiriyorum. Farklı farklı teknolojileri deneyerek kendime bir blog sitesi kodluyorum. Website kodlamak üzerine tecrübelerim var ancak diğer alanlara nazaran daha az keyif aldığım için uzun zamandır bu alanla ilgilenmiyordum. Kodlama sürecini daha eğlenceli ve keyifli hale getiren yeni araçlar ortaya çıktıkça bu alana olan ilgim de artmaya başladı. Şu sıralar, bloglarını severek takip ettiğim yazılımcıların “how my website works” gibi yazılarını okumak ana eğlence kaynağım oldu. Şu anda Jekyll’nin hazır tasarımlarından birini kullanarak statik bir blog sitesi oluşturdum. Henüz bir yorum bölümüne sahip değil, ilerleyen günlerde Staticman kullanarak yorum bölümü eklemeyi planlıyorum.

NextJS yükselişte olduğu için onu da denemeden duramadım. Bir örnek üzerinden NextJS, GraphQL, TailwindCSS kullanarak Vercel ile deploy ettiğim bir websitesi yaptım. Ancak aracı bir içerik yönetim sistemi kullandım ve sonuçlardan pek memnun kalmadım. Yüklenme hızı yavaş ve uğraştırıcı birkaç sorun ortaya çıktı. Bu deneyler sonucunda yazılarımı paylaşmak dışında pek bir işlevi olmayacak bir site için postları markdown(Aaron ❤️) kullanarak oluşturduğum bir statik blog sitesi oluşturmak daha mantıklı geldi. Zaten Jekyll ile bunu kolayca yapabilmiştim ancak bir de NextJS kullanarak denemeyi planlıyorum.

Bunların dışında picoCTF üzerinden siber güvenlik, penetrasyon testleri, kriptografi ve benzeri konularda ilgimi çeken şeylere göz atıyorum. CTF(Capture The Flag) yarışmalarına katılmak istiyorum ancak yeterli özgüveni kendimde bulamıyorum. Çok keyifli yarışmalar, yeterli bilgi ile kendimi donatarak bu güzel deneyimi ben de yaşamak istiyorum. Umarım ilerleyen zamanlarda yazdığım blog yazılarımda katıldığım bir yarışmadaki deneyimlerimden bahsedebilirim.

Derin öğrenmenin temelleri konusunda eksiklerim olduğunu hissediyorum. O nedenle son birkaç gündür François Chollet’in Deep Learning with Python kitabını okuyorum. Bu konuda bana kitap veya kaynak önerilerinizi merakla bekliyorum. Manning Publications’a hayranlığımı da ifade etmeden geçmek istemiyorum. Enfes kitaplar, enfes kapak tasarımları…

Derin öğrenme demişken aylardır beklediğim DALL-E davet maili geldi. 50 kredimin hepsini neredeyse tek gecede harcadım. Harika sonuçlar ortaya çıktı, twitter hesabım üzerinden birkaç tanesini paylaştım. Orada paylaşmadığım birkaç tanesini de burada paylaşmak istiyorum.

“hayao miyazaki and van gogh drinking tea while watching starry night”

“hayao miyazaki drinking tea at howl’s moving castle when they are watching the night sky”

Bu resimlerden Miyazaki ve Studio Ghibli hayranlığımı fark etmişsinizdir. Bana ilham veren her sanatçı ruhumda bir yer kaplamaya ve orayı çiçeklendirmeye başlıyor. Miyazaki de bunlardan birisi. Ruhumun daha da çiçeklenmesi için böyle sanatçıları keşfetme arayışına giriyorum. Keşiflerim için ana kaynağım sanata dair programlar izlemek. Şu sıralar, TRT2’nin yaptığı çoğu iş gibi enfes olan “Bir Resim Bir Hikaye” ve “Bir Kare Bir Anlam” programlarını takip ediyorum. Bunun dışında yıllardır favorim olan Sky Arts’ın harika programı “Portrait Artist of the Year” ile yeni sanatçıların keşfine çıkıyorum.

Çiçeklerden bahsetmişken Giresun’da yaptığımız bir gezide, uzun yıllardır en sevdiğim çiçekler listesinin başını işgal eden minik unutma beni çiçeklerini bulduk. Gün içinde güzel bir tevafuk yaşandı aslında. Sabah unutma beni çiçeklerini tığ ile ören Henri’yi keşfetmiş ve ben de aynılarını yapmaya karar vermiştim, bundan birkaç saat sonra bu çiçekleri bulduk. Çiçeklerin birkaçını köklerinden koparıp evde bir saksıya ektim, maalesef yaşaması için uygun koşulları sağlayamadım. Aşırı minikler, kökleri de kendileri kadar minik ancak yağışın ve rüzgarın çok fazla olduğu bir yerde dinç bir şekilde yaşıyorlar. Onların solmasının getirdiği hüzünle ben de hemen solmayan unutma beni çiçeklerimi örmeye başladım, çok keyifli bir aktivite oldu.

Doğayla iç içe olduğum bu tatilde kuşlar tarafından çevrilmiş bir haldeyim. Bu nedenle her gün kuş gözlemi yapıyorum. Ancak yanımda dürbünüm olmadığı için tür seçimini yapmak pek kolay olmuyor. Ben de eBird ve Merlin’in yardımı ile tanıyabildiğim kuşları eBird üzerinden bildiriyorum. Buradan gözlemlediğim kuşların listesine ulaşabilirsiniz.

Çok sevdiğim bir arkadaşım kısa süreliğine burayı ziyaret etmeye geldi. Sürekli gördüğün yerleri sevdiğin bir insanla beraber görmek sana yeni bir bakış açısı kazandırıyor ve deneyimine bir derinlik daha katıyor. Bu zamana kadar – hazırlıklı olun Into the Wild filmine dair spoiler geliyor- Into the Wild’ın son sahnesini, bir introvert olarak anlamlandıramamış, tam olarak kabullenememiştim. Ancak sevdiğim insanlarla yaşadığım deneyimlerle anlıyorum ki “Happiness only real when shared.”

Yakın zamanda dinlemek üzerine ‘You’re Not Listening‘ isminde bir kitap okudum. Kitapta dinleyerek aslında “Başka birinin sözlerini ve duygularını bilincinize kabul ediyorsunuz ve o kişinin eşiği geçmesine ve dünyanızda ikamet etmesine izin veriyorsunuz.” alıntısını okudum. Beni derinden sarstı ve üstünde uzunca düşünmeme neden oldu.

You’re welcoming another person’s words and feelings into your consciousness. You are allowing that person to cross over the threshold and take up residence in your world.

You’re Not Listening: What You’re Missing and Why It Matters by Kate Murphy

İletişim çok kompleks aynı zamanda büyüleyici bir süreç. Birbirinden farklı bilinçlere sahip insanların birbirlerini misafirperverce kendi bilinçlerine davet ettiği ve beraber bir dönüşüm ve değişim geçirdikleri bir süreç. Düşünce birliklerine bu nedenle çok önem veriyorum. Anlaşılmaya ve anlamaya bu kadar ihtiyaç duyduğum halde hiçbir zaman başka bir bireyin bilincine sahip olmayı deneyimleyemeyeceğim, bir yarasa olmayı deneyimleyemeyeceğim gibi. Ancak iletişim ile seni bilincime davet edebiliyor ve senin bilincine dair bir nebze olsun fikir sahibi olabiliyorum. Düşünce birliklerime katkılarınızı bekliyorum.

Not: Aech’in veri uzayına haykırışları yazımda, çözmeniz gereken bir bulmaca vermiştim ancak çözümünden bahsetmeyi unutmuşum. Yazıdaki resmin arka planındaki binary kodu yazıya çevirdiğiniz zaman sizi bir youtube linkine -izlemekten bıkmadığım harika bir performansa- yönlendiriyor. Video hakkındaki yorumlarınızı da bekliyorum 🖖

Posted In ,

Yorum bırakın